Etiket arşivi: 10 Nisan

Polis Teşkilatının Kuruluş Yıldönümü konuşmaları

POLİS TEŞKİLATININ KURULUŞ YILDÖNÜMÜ

KONUŞMALARI

162. YILDÖNÜMÜ (OSMANİYE)

Sayın Valim,

Demokratik hukuk devletinin, laik Cumhuriyetin, Atatürk ilke ve

inkılâplarının, teminatı olan Türk Polis Teşkilatı’nın 162’nci kuruluş

yıldönümünü bu güzel yurt köşemizde, Osmaniye’de halkımız ile iç içe, birlikte

kutlamaktan büyük bir onur duyuyorum.

Bu vesile ile törenimize iştirak eden siz saygıdeğer konuklarımıza hoş

geldiniz diyor, şahsım ve Osmaniye Emniyet Müdürlüğü adına hepinizi saygı ile

selamlıyorum.

Saygıdeğer Konuklar,

Teşkilatımız “iç güvenliği sağlama” görevini, 162 yıldan

beri “polis” adı ile, ondan önce de değişik adlar altında, ama hep çağının

hukuk kuralları içerisinde, vatandaşlarına sevgi ve saygı ile yaklaşarak,

onların gönüllerini kazanarak yerine getirmiştir.

Bugün Türk Polis Teşkilatı; eğitim seviyesi, nitelikli insan

kaynakları ve teknolojik imkânlarıyla tüm dünyada örnek gösterilen bir kuruluş

haline gelmiştir. Bu başarı, sosyal, kültürel, ekonomik ve hukuksal gelişmelere

paralel olarak, sürekli yenilenerek elde edilmiştir.

Yaklaşık 200 bin kişilik bir personele sahip olan Teşkilatımızda 108 bin

üniversite mezunu polis bulunmaktadır. Osmaniye Emniyet Müdürlüğü’nde de

personelimizin %50’si üniversite mezunudur. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde tüm

personel üniversite mezunu olacaktır.

Teşkilatımız, diğer gelişmiş

ülkelerdeki emsallerinde olduğu gibi teknolojiyi en üst seviyede kullanmakta,

bunların pek çoğu ile Osmaniye ilinde de hizmet verilmektedir. Özel İdare

tarafından gerekli finansal destek sağlandığında umarım çok yakın bir gelecekte

MODERN KENT GÜVENLİK SİSTEMİ – MOBESE OSMANİYE de kurulabilecektir.

Günümüzde

Türk Polisi, değişik ülkelerindeki uluslar arası polis güçlerinde diğer

devletlerin polisleri ile birlikte çalışarak, hatta yöneticilik sorumluluğunu

taşıyarak Ülkemizi başarı ile temsil etmektedir. Büyük Devlet olmak, her alanda

söz sahibi olmayı gerektirmektedir. Ve Türk Polisi bu konuda da üzerine düşen

sorumluluğun gereğini yerine getirmektedir.

Sayın Valim, Saygıdeğer Konuklar,

Teşkilatını seven, gelişimi arzulayan ve bunun için çaba

gösteren bir yönetici olarak bir hususu ifade etmeliyim. Özellikle hizmet

sektöründe insan kaynağının önemi yadsınamaz. Güvenlik sektöründe teknoloji

yoğun olarak kullanılsa da yine de en önemli sermaye “insan kaynağı”dır. Bu

nedenle güvenlik ile özgürlük arasındaki hassas dengeyi yakalaması gereken

“polis” asgari olarak yüksek niteliklere sahip olmak zorundadır. Ancak bu

yeterli değildir. Polisin çalışma koşulları da mutlaka “insani” olmalıdır. Zira

bir “yorgun polis” tarafından verilecek güvenlik hizmetinde telafisi imkânsız

hatalar kaçınılmaz olur. Aynı şekilde emeğinin, fazla mesaisinin karşılığını

alamayan birinin neden olacağı yanlışlıkların da devlete maliyeti yüksek

olacaktır.

Saygıdeğer Konuklar,

Polis,

toplumun desteğini almak zorundadır, çünkü hedef kitlesi toplumdur. Suçla

mücadelede Polis yalnız bırakılmamalıdır. Bu güzel yurt köşesi Osmaniye’de

bizlere verdiğiniz destek için teşekkür ederiz. Yürüttüğümüz “Ceza Yeme Fıstık

Ye” kampanyamızda trafik denetimlerinde amacımızın ceza yazmak olmadığını

göstermek istedik. Bunu yaparken de ilimizin ismi ile tescil edilmiş bir

değerimize, Osmaniye Fıstığı’na da sahip çıktık. Osmaniyeli ne kadar “mert”

olduğunu ispatladı, bizim bir adımımıza on adım yaklaşarak karşılık verdi. Sağ

olasınız, var olasınız.

Saygıdeğer Konuklar,

Geçmişte olduğu gibi yakın bir gelecekte bir “Dünya Devleti”

olacağına inandığımız Türkiye Cumhuriyeti Devletimize ve aziz Türk Milletine

hizmetle dolu daha nice kuruluş yıldönümlerini gururla, şanla, şerefle

kutlayacak, her geçen yıl daha da güçlenecek ve milletimizle bütünleşmesini

devam ettirecek Polis Teşkilatımızın halen çalışan ve emekli mensuplarına

BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN diyorum.

Sizler için, Vatanımızın bölünmezliği için canlarını hiç

çekinmeden feda eden aziz şehitlerimizi, daha dün toprağa verdiğimiz

personelimiz Polis Memuru Uğur Kurt başta olmak üzere ebedi âleme göçmüş

mensuplarımızı rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla yâd ediyor,

kıymetli ailelerine de şükranlarımızı sunuyorum.

163. YILDÖNÜMÜ (OSMANİYE)

Sayın Valim,

Milletimizin bütünlüğünü, ülkemizin bölünmezliğini, Cumhuriyetimizi,

demokrasiyi, kişi temel hak ve hürriyetleri korumak için çalışan Emniyet

Teşkilatının 163. Kuruluş Yıldönümü Programına teşrifleriniz için teşekkür

ediyor, şahsım ve Osmaniye Emniyet Müdürlüğü adına sizleri saygı ile

selamlıyorum.

Saygıdeğer Konuklar,

Polis Teşkilatı olarak, Atatürk’ün işaret ettiği, topluma huzur ve sükûn

temin eden Cumhuriyetin, kanunlarına ve medeniyet düşmanlarına karşı kullandığı

bir kalkan olduğumuzun idraki içerisindeyiz.

Ancak ifade etmem gerekir ki; kanunlara, memleketin huzur ve asayişine

karşı gelebilecek, kişi temel hak ve özgürlüklerine tecavüz edebilecek şer

odaklarının kafasının bu kalkana çarpması ve parçalanması için bu kalkanın yani

Polis Teşkilatının güçlü olması gerekir. İşte bize bu gücü veren sizlerin

desteğidir.

İl Emniyet Müdürü olarak Osmaniyelilere içtenlikle teşekkür ediyorum.

Zira bu ilde görev yaptığım iki yıla yaklaşan sürede bizlere hep destek olundu.

2006 yılında 1239 olan personel sayımızı 1370’e çıkartarak, 892’si ön

lisans ve lisans düzeyinde eğitimli, hizmet içi eğitimlerle desteklenen

personelimizle, 2006 yılında %60 olan suç aydınlatma oranı 2007’de %64’e,

2008’de %71’e çıkarılmıştır. 2006 yılında %59 seviyesinde olan aranan

şahısların yakalanma oranı 2007’de %80’e ulaşmıştır. Hırsızlık, tehlikeli

maddelerin bulundurulması ve el değiştirmesi, kolluk kuvvetlerine direnme,

konut dokunulmazlığını ihlal suçlarında azalma olmuştur. Kaçakçılık ve organize

suçlarla mücadele çalışmalarımız %60 oranında artmıştır.

Değerli mesai arkadaşlarımla birlikte, Yüce Türk Milletinin bizlere

emaneti olan Osmaniye ilinde huzur ve sükûnun temin edilmesi için kanunlara,

kişi temel hak ve özgürlüklerine tecavüz edeceklere bugüne değin olduğu gibi

bundan sonra da fırsat verilmeyecektir.

İç güvenlik yaklaşımlarında ve Polis Teşkilatının yapılanması ile kolluk

yetkilerinin düzenlenmesinde; temel hak ve hürriyetler alanındaki kazanımlardan

geriye gidileceği gibi bir korkuya kapılmaksızın, temel hak ve hürriyetlerin

esas, devletin, dolayısı ile kolluk teşkilatlarının / görevlilerinin

yetkilerinin istisna olduğunu kabul ederek, “temel hak ve hürriyetlerin kötüye

kullanılmasına izin vermeden özgürlükleri koruyup geliştirecek” bir anlayışla

hareket edilecektir. Bu yaklaşım, güçlü bir Polis Teşkilatının temel hak ve

hürriyetlerin teminatı olduğunu da ispatlayacaktır.

Saygıdeğer konuklar,

Bu program vesilesi ile belirtmek isterim ki; güçlü polis teşkilatı

olmayan bir ülkede demokrasiyi yerleştirip yürütmek mümkün olamayacağı için

bütün çağdaş devletler polis teşkilatının sorunlarını çözüme kavuşturmaktadır,

Dünyanın her yerinde polis teşkilatını kuvvetlendirmeye yönelik çabalar ortaya

konulmuştur. Belçika, İspanya ve Yunanistan bunu AB üyeliği sürecinde

başarmışlardır.

Ülkemizde de Türk Polis Teşkilatının sorunlarının acil olarak çözüme

kavuşturulması zorunludur. Bu yapıl(a)madığı takdirde, öncelikle iç güvenlik

sorunları artacak, daha sonra temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanması yönünde

talepler dile getirilecek ve bu yaklaşım bir çözüm olarak takdim edilecektir.

Hatta ülkemizin demokrasi sürecinin tekrar kesintiye uğraması bile söz konusu

olabilecektir. Bu yönü ile iç güvenlik sorunlarının iyi yönetil(e)me(me)si demokrasi

süreci ile doğrudan ilgili olabilmektedir.

Ayrıca uyuşturucu üretim merkezi oldukları iddiası ile Columbia’nın,

teröristleri destekledikleri iddiasıyla Libya’nın, insan hakları ihlali,

teröristleri destekledikleri, uyuşturucu üretim merkezi oldukları iddiaları

nedeniyle Afganistan’ın, insan hakları ihlali, teröristleri destekledikleri

iddiaları nedeniyle Irak’ın ulusal egemenliklerine bir başka ülke tarafından

müdahale edilmesi gibi bir sonuç da hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Zira

uyuşturucu ve terörizmle mücadele, insan hakları ihlalleri gibi iç güvenlik

sorunlarının iyi yönetil(e)memesi nedeniyle başka ülkelerin güvenliği

etkilenmeye başladığında, ilgili ülke, uluslar arası hukuka dayanarak müdahale

hakkı kullanabilmektedir. Bu noktada iç güvenlik sorunlarının iyi

yönetil(e)me(me)si, ulusal egemenlik ile de ilgili/ilintilidir.

Öte yandan bir polis memuru, yasa kendisine yetki ve görev verdiği için

gerektiğinde anayasa ile teminat altına alınmış temel hak ve özgürlüklere

ilişkin eylem ve işlemler yapmaktadır. Yaşam hakkı, özel hayatın gizliliği,

haberleşme ve seyahat özgürlüğü gibi temel hak ve özgürlükleri yasal çerçevede

kısıtlayabilen ender kamu görevlilerinden biri de polistir.

Bu nedenle, sonuçları itibariyle önemli yetki, görev ve sorumluluğu

bulunan polislik mesleği, herkesin elde edebildiği değil, sadece seçilenlerin

kabul edildiği, uygun eğitimle desteklendiği bir “kariyer mesleği” olarak kabul

edilmektedir. Ancak ne yazık ki polislik mesleği diğer kariyer mesleklerindeki

gibi haklarla donatılmamıştır. Bu eksikliğin en kısa sürede giderilmesi

gerekmektedir ki bu şekilde Ülkemizin AİHM tarafından tazminata mahkûm

edilmesinin önlenmesi yanında bir Türk kamu görevlisinin uluslararası ceza

mahkemesinde cezalandırılmasının da önü alınabilecektir. Her iki uluslararası

mahkemenin yargılama sonuçları dikkate alındığında, müfettişlik; DPT ve hazine

uzmanlıkları gibi “kariyer mesleği” haklarına kavuşturulacak polislik

mesleğinin önemi ve Ülkemizin saygınlığına ve demokrasimizin gelişmesine

katkısı çok daha iyi anlaşılabilecektir.

Sevgili Meslektaşlarım,

Atatürk’ün ifadeleriyle biz bir kanun adamı yani kanun uygulayıcıyız.

Saygı görmek ve görevimizi tam olarak yerine getirebilmek için bir asker kadar

disiplinli, bir hukukçu kadar hukuk adamı ve bir anne kadar da şefkatli

olacağız. Bu nitelikleri ortaya koyduğumuzda, hali tavrımızdaki mertlik,

duruşumuzdaki intizam ve ciddiyet, bize olan itimadı kuvvetlendirecek ve polisi

ile gurur bu necip milletimizi memnun edecektir.

Saygıdeğer konuklar,

Bir şehit polis eşinin ifadeleriyle “gencecik saçlarına aklar düşürüp

uykularının en derin vaktinde çalan saat sesleri ile uyanıp görevlerine koşan”

aziz şehitlerimizi ve geçmişlerimizi rahmetle yad ediyorum.

Büyük sanatçı Nejat Uygur’un Cibali Karakolu isimli oyununda tanımladığı

“annesi ölse gömemeden, çocuğu olsa göremeden” hizmet etmiş ve şerefi ile

emekli olmuş değerli büyüklerimize en derin saygılarımı sunuyorum ve bu vesile

ile Sayın Uygur’a da acil şifalar diliyorum.

Meşakkatli görevimiz nedeniyle ailevi sorumluluklarımızı tam olarak

yerine getiremediğimiz eşlerimize, çocuklarımıza, anne ve babalarımıza ve diğer

yakınlarımıza, bize katlandıkları için şükranlarımızı sunuyorum.

Üstlendikleri bu kutsi görevi en iyi şekilde yerine getirmek için

çalışan değerli meslektaşlarıma teşekkür ediyorum.

Saygıdeğer konuklar,

Konuşmamı halen ABD’de doktora çalışmasını yürüten sevgili Fatih

BALCI’nın tanımlamaları ile bitirmek istiyorum:

“Bir tutkudur polis olmak, vazgeçilemeyen.

Bir hayat tarzıdır, kendisine has özellileri olan.

Bir yaşam felsefesidir, hayat kurtarmak ve hayatlara hayat katmaktır.

Adanmışlıktır, benliği vatan ve milleti uğruna adanmış.

İnsanıyla coşup kanatlanmak, onların mutluluğunu paylaşmaktır.

Belki hakkıyla eş-anne-baba-abi-hala-kardeş bile olamamaktır.

Zevk almaktır, hayattan zevk aldırdıkça insanına.

Mutlu olmaktır, gülen çehreleri gördükçe.

Üniformanın altında sağlam bir yürek taşımaktır.

Söz vermek, verilen sözden dönmemektir.

Türk Polisi olmak, hayata hayat katmaktır.”

164. YILDÖNÜMÜ (OSMANİYE)

Sayın Valim,

Milletimizin bütünlüğünü, ülkemizin bölünmezliğini, Cumhuriyetimizi,

demokrasiyi, temel insan hak ve hürriyetleri korumak için çalışan Emniyet

Teşkilatının 164. Kuruluş Yıldönümü Kutlama Programına teşrifleriniz için

hepinize teşekkür ediyor, şahsım ve Teşkilatımız adına sizleri saygı ile

selamlıyorum.

Saygıdeğer Konuklar,

İnovasyon yani yenileşim; “yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş ürün,

mal ya da hizmet veya sürecin; yeni bir pazarlama yönteminin; ya da iş

uygulamalarında, işyeri organizasyonunda veya ilişkilerde yeni bir

organizasyonel yöntemin uygulanmasıdır.”

Gelişmiş ülkelerin tamamı ve gelişmekte olan ülkelerin önemli bir kısmı,

yenileşimi önemli bir alan olarak görmektedir. Ülkemizde de son yıllarda

özellikle sanayi ve finans sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlar, ulusal ve

uluslar arası alanda rekabet edebilmek için yenileşimin gerekli olduğunu görmüş

ve uygulamaya geçmiştir.

Rekabet gücünün yenileşime bağlı olarak artması, eğitim sisteminin

yenileşim için gereken insan kaynağını yetiştirecek şekilde yapılanması,

yenileşim için gerekli ortamın ve teşviklerin oluşturulması yenileşim

politikasının temelini oluşturur. Yenileşim, keşfedilmemiş olanı icat etmeyi

değil; değer yaratma yollarını keşfetmeyi hedefler.

Emniyet Teşkilatı insan temel hak ve özgürlüklerinin korunması, emniyet

ve asayişin sağlanması, işlenmiş suçların delillerinin toplanması, faillerin

tespit edilmesi, yakalanması ve adli makamlara teslim edilmesi gibi son derece

önemli ve doğrudan insana yönelik bir hizmet sektöründe 164 yıldır görev

yapmaktadır. Bu Teşkilattan suçların önlenmesi, ceza adaletinin sağlanması,

temel hak ve özgürlüklerin korunması, eşit ve 1. sınıf kamu hizmeti verilmesi,

demokrasinin geliştirilmesi, provokasyonların / kışkırtmaların önlenmesi

beklenmektedir.

Her ne kadar bu alan Devlet tarafından sunulan bir hizmet olduğu için

rekabet söz konusu değilse de bu, yenileşimin gerekli olmadığı anlamına

gelmemelidir. Aksine, emniyet hizmetinde, üretilen hizmetlerin tanıtılmasında,

iş uygulamalarında, işyeri organizasyonunda, kurum içi ve kurum dışı

ilişkilerin yönetilmesinde yenileşim gerekli hatta zorunludur. Yenileşim, …

Bank ya da … Holding kadar Emniyet Teşkilatının da gündemindedir. Öte yandan

Emniyet Teşkilatının özellikle üst yönetiminde görev yapmak için bir rekabet

söz konusudur. Hem bu rekabette hem de yukarıda belirtilen hizmetlerin

geliş(tiril)mesi için yenileşime ihtiyaç duyulmalıdır ve duyulmaktadır.

Emniyet Teşkilatında, özelde de Osmaniye Emniyet Müdürlüğünde eksisiyle

artısıyla “yenileşim” kavramının gerekleri yerine getirilmeye çalışılmaktadır.

Değer yaratma yollarını keşfedebilmek için öncelikle Teşkilatın insan

kaynağının kişisel ve sosyal kapasitesinin artırılması yönünde projeler ve

programlar ortaya koyulmakta ve uygulanmaktadır.

Hizmet üretilen ve sunulan ortamlar banko sistemli açık ofisler, sıra

yönetim sistemi ve elektronik rehber uygulamaları ile çağdaş bir fiziki

yapıdadır.

Değer yaratacak yolların ve uygulamaların üstten emirle değil içten

gelerek keşfedilebilmesi için personelimiz teşvik edilmekte, bunun sonucu

olarak pek çok projemizin teklifi personelimizden gelmektedir.

Kask kampanyasında olduğu gibi halkımızın yasalara uymasını ceza yazarak

değil özendirerek teşvik edecek projeler yürütülmektedir. İlkemiz “tedip” değil

“teşvik” etmektir.

İstatistiklere göre Osmaniye’de 100.000 kişiye düşen olay ile 100.000

kişiye düşen şüpheli oranı Türkiye ortalamasının üzerindedir. Bu durum sayısal

açıdan Osmaniye ilinde hakkında adli işlem yapılan şüpheliler yelpazesinin

fazla olduğunu, dolayısıyla Teşkilatımızın iş yoğunluğunun fazla olduğunu

göstermektedir.

Son 3 yıl itibari ile Osmaniye’de asayiş olayları azalmış, kaçakçılık,

güvenlik ve terör olayları aynı oranda kalmıştır. Ancak trafik olayları

artmıştır ki bu durum trafikte can ve mal güvenliği sağlamak amacıyla yapılan

denetimlerin sonucunda tespit edilen yasaya aykırılıklardır.

Suçlar il merkezinde azalmış, Kadirli ve Düziçi ilçelerinde ise artmış,

Bahçe, Sumbas ve Hasanbeyli ilçelerinde aynı oranda kalmıştır. Bu veriler

ışığında gerek personel istihdamı gerekse araç-gereç ve malzeme tahsisi

açısından Kadirli ve Düziçi ilçelerinin desteklenmesine son 3 yıldır gayret

edilmektedir.

Osmaniye’de meydana gelen asayiş olaylarının aydınlatılmasında her yıl

bir önceki yıla göre artış gerçekleştirilmiştir. 2008 yılı için suç aydınlatma

oranı %84’dür. Suç soruşturması yürüten birimlerimiz ile olay yeri inceleme ve

kimlik tespit birimimizin teknoloji kullanımı neticesinde suç aydınlatma

oranları da sistematik bir şekilde artmıştır. Osmaniye’de asayiş olayları

aydınlatma oranı Türkiye ortalamasının üzerindedir.

2007 yılında başlattığımız trafik kurallarına uy Ceza Yeme Fıstık Ye

kampanyasından sonra bu kez de Kenan SOFUOĞLU’nun yer aldığı “Başıma Gelen En

Güzel Şey” sloganlı kampanya “Kaskını tak, Bayrağını al, Gel” sloganı ile 19

Nisan 2009 Pazar günü motosiklet kullanıcılarının Osmaniye’de toplanması ile

sürecektir. Amacımız, 2009 yılı sonunda tüm motosiklet kullanıcılarının ve hatta

artçı olarak oturanların kask taktığı bir il görmektir.

Ortaya konulan anlayış ve hizmetlere ilişkin görüş ve öneriler bizleri

motive edecek, dahası yangını söndürmek için su taşıyan karıncaların sayısının

artmasına ve etkili yangın söndürme sistemlerinin uygulamaya konulmasına,

böylelikle “muasır medeniyet” sisteminin esası olan temel hak ve özgürlüklerin

geliş(tiril)mesine katkı sunacaktır.

Teşkilatımız, diğer gelişmiş

ülkelerdeki emsallerinde olduğu gibi teknolojiyi en üst seviyede kullanmakta,

bunların pek çoğu ile Osmaniye ilinde de hizmet verilmektedir. En önemli

eksikliğimiz olan KENT GÜVENLİK YÖNETİMİ SİSTEMİ – MOBESE OSMANİYE’nin

kurulabilmesi için İl Özel İdaresi ve Emniyet Genel Müdürlüğünden bütçe

ayrılmıştır. Hala çözümleyemediğimiz sorunumuz binadır. Bu konuda Osmaniye

Belediyesi tarafından sağlanabilecek destek ilimize önemli bir katkı olacaktır.

Saygıdeğer konuklar,

Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Yardımlaşma ve

Dayanışma Derneği (EMŞAD), 2908 sayılı Dernekler Kanunu’nun 9. maddesine

istinaden, İçişleri Bakanlığı’nın 25.5.1998 tarihli kararı ile 02.6.1998

tarihinde kurulmuştur. EMŞAD Osmaniye Şubesi, Dernek Yönetim Kurulu’nun

04.04.2007 tarih ve 232 Kararı ile açılmıştır. Osmaniye Emniyet Müdürlüğü,

EMŞAD Osmaniye Şubesi üyelerine ve faaliyetlerine destek olmayı onurlu ve de

zorunlu bir görev bilmektedir. Sizlerin de desteği şehitlerimizin ruhunu şad

edecektir.

Osmaniye Güvenlik Hizmetlerini Geliştirme Derneği, 6 Haziran 1984

yılında kurulmuştur. Bir sosyal sorumluluk olarak ilimiz ve ilçelerinde

güvenlik hizmetlerinin geliştirilmesi ve etkinleştirilmesi, toplumda “güvenlik

sorumluluğunda sosyal paydaş” anlayışının oluşturulması için çalışmalar

yapmaktadır. Dernek yönetimine ve faaliyetleri destekleyenlere teşekkür

ediyorum.

Sayın Valim, Saygıdeğer konuklar,

Bu program vesile ile emniyet hizmetlerine ilişkin bazı sorunları çözüm

arayışı adına ifade etmek istiyorum.

Devletin asli görevi sayılan hizmetlerden sağlıkta ve yargıda katma

bütçe ve döner sermaye, eğitimde ise ek ders ücreti gibi sistemlerin bu

hizmetlerde iyileşmeyi ve gelişmeyi sağladığını memnuniyetle izliyoruz. Yine

devletin bir başka asli görevi olan emniyet hizmetinde de katma bütçe ve döner

sermaye sistemlerine ihtiyaç duyulmaktadır.

Haftada 72-80 saat arasında çalışan polis dinlenememekte, kendisine ve

ailesine ayıracak zaman bulamamaktadır. Çalışma süresinin gerek iç hukukumuza

gerekse uluslar arası hukuka uygun olmadığı, özlük haklarının da polisin

mesaisi, mesleğinin riski ve güçlüğüne uygun olmadığı, bölge idare mahkemesi ve

il insan hakları kurulu gibi yetkili mercilerin kararlarını içeren pek çok

resmi belgede ifade edile gelmektedir. Endişem odur ki bu sorunlardaki

çözümsüzlük emniyet hizmetinde ve teşkilatında bir tükenmişlik sendromuna neden

olmasın.

Öte yandan spor müsabakalarının, kamu kurum ve kuruluşları bina ve

tesisleri ile lojmanlarının koruma ve güvenliği bir özel güvenlik hizmeti

şekline getirilmeli, mutlaka polis görevlendirilmek isteniyorsa da bu hizmetin

karşılığı döner sermaye şeklinde polise ödenmelidir.

Seçmen kütüklerinin dahi Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi ile yapıldığı

günümüzde kişi, kurum ve kuruluşlar artık adres tespitini polisten

istememelidir.

E-posta, telefon, posta ve kargo sistemleri adeta kusursuz ve süratli

işlediği için artık tebligatlar polise yaptırılmamalıdır.

Bilinmelidir ki, günümüz itibari ile polisin yapmasına gerek olmayan

işler polisten istenmediğinde polis suç önleme faaliyetlerine daha fazla imkân

bulabilecektir.

Saygıdeğer Konuklar,

Geçmişte olduğu gibi yakın bir gelecekte bir “Dünya Devleti” olacağına

inandığımız Türkiye Cumhuriyeti Devletimize ve aziz Türk Milletine hizmetle

dolu daha nice kuruluş yıldönümlerini gururla, şanla, şerefle kutlayacak, her

geçen yıl daha da güçlenecek ve milletimizle bütünleşmesini devam ettirecek

Polis Teşkilatımızın halen çalışan ve emekli mensuplarına BAYRAMIMIZ KUTLU

OLSUN diyor, hizmetleri için teşekkürlerimi sunuyorum.

Hiçbir başarı tek başına elde edilemez. Başta Sayın Valimiz olmak üzere

adli, idari ve askeri teşkilatların yöneticilerine ve personeline, Osmaniye

halkına, sivil toplum kuruluşlarına, muhtarlarımıza, medya mensuplarına

şükranlarımı ifade etmek istiyorum.

Sizler için, Vatanımızın bölünmezliği için canlarını hiç çekinmeden feda

eden aziz şehitlerimizi ve ebedi âleme göçmüş mensuplarımızı rahmet ve

minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla yâd ediyor, kıymetli ailelerine

şükranlarımı sunuyorum.

165. YILDÖNÜMÜ (GAZİANTEP)

Sayın Valim,

Demokratik hukuk devletinin, laik Cumhuriyetin, Atatürk ilke ve

inkılâplarının, insan temel hak ve özgürlüklerinin teminatı olan Türk Polis

Teşkilatı’nın 165’nci kuruluş yıldönümünü bu güzel yurt köşemizde, dünyadaki

tek “Gazi Şehir” Gaziantep’de halkımız ile iç içe, birlikte kutlamaktan büyük

bir onur duyuyorum.

Bu vesile ile törenimize iştirak eden siz saygıdeğer konuklarımıza hoş

geldiniz diyor, şahsım ve Gaziantep Emniyet Müdürlüğü adına hepinizi saygı ile

selamlıyorum.

Saygıdeğer Konuklar,

Teşkilatımız 165 yıldan beri “polis” adı ile, hep çağının hukuk

kuralları içerisinde, vatandaşlarına sevgi ve saygı ile yaklaşarak, onların

gönüllerini kazanarak görevini yerine getirmiştir.

Bugün Türk Polis Teşkilatı; eğitim seviyesi, nitelikli insan kaynakları

ve teknolojik imkânlarıyla tüm dünyada örnek gösterilen bir kuruluş haline

gelmiştir. Bu başarı, sosyal, kültürel, ekonomik ve hukuksal gelişmelere

paralel olarak, sürekli yenilenerek elde edilmiştir. Personelimizin %75’i

üniversite mezunudur. Teşkilatımız,

gelişmiş ülkelerdeki emsallerinde olduğu gibi teknolojiyi en üst

seviyede kullanmakta, bunların pek çoğu ile ilimizde de hizmet verilmektedir.

Günümüzde Türk Polisi, değişik ülkelerindeki uluslar arası polis

güçlerinde diğer devletlerin polisleri ile birlikte çalışarak, hatta

yöneticilik sorumluluğunu taşıyarak Ülkemizi başarı ile temsil etmektedir.

Büyük Devlet olmak, her alanda söz sahibi olmayı gerektirmektedir. Ve Türk

Polisi bu konuda da üzerine düşen sorumluluğun gereğini yerine getirmektedir.

Saygıdeğer Konuklar,

Bilindiği üzere şehrimize “Gazi” unvanının verilmesine neden olan şanlı

savunmada muvazzaf asker, askerden yeni gelmiş delikanlı, annesini korumaya

çalışan küçük bir çocuk, doktor, eczacı, hatta mahallenin kabadayısı; çocuk,

genç, yaşlı, kadın, erkek herkes elinden gelen fedakârlığı yaptı; şehrin üçte

biri şehit düştü, kalanlar da şehrin kendisi ile birlikte gazi oldu. Gaziantep

topyekûn savaşmıştı da bilinen bir “polis” adı yoktu. Bir şehir ve bu şehrin

ahalisi dara düştüğünde, mahalle bekçisi, karakol polisi, emniyet müdürü buna

bigâne/kayıtsız kalabilir mi? Hele bu “varoluş” ya da “yok oluş”, bir başka

deyişle “sözün bittiği an” ise, Emniyet Müdürü olarak göreve başladığım ilk

günden itibaren kafamı kurcalayan bu soruya cevap aradım. Ön araştırma

mahiyetinde burada, mesai arkadaşlarım çalışmalar yaptılar. Bu arada Polis

Tarihçisi değerli dostum, Emniyet Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanı 1.

Sınıf Emniyet Müdürü Eyüp ŞAHİN, başta Emniyet Genel Müdürlüğü arşivleri olmak

üzere pek çok kaynaktan yapmış olduğu araştırma ile “Gaziantep’in İstiklal

Madalyalı Polisleri’ni tespit etti. Ve bu çalışmayı Ticaret Odasının destekleri

ile kitaplaştırıyoruz.

Saygıdeğer Konuklar,

Tarihte, Akyol Polis Karakolunda dalgalanan bayrağımızı indirmek isteyen

işgalci Fransız askerlerini silahla karşılık vererek durdurmaya çalışan, ancak

mermisi tükendiği için şehit olan Polis Memuru Mehmet Hamdi Bey, nasıl gazilik

destanı yazan Antep halkının direnişinin başlangıç noktalarından biri olmuş ise

Mehmet Hamdi Bey’in varisleri olan bizler de aynı şekilde Gaziantep için,

Ülkemiz için görevimizi başarı ile yerine getirmeye kararlıyız.

Suç önleme hizmetlerinde “KOMİSER ZEUGMA” gibi, başta çocuklarımız olmak

üzere vatandaşlarımızın madde bağımlılığının önlenmesi ve kurtarılmaları için

“ÇİÇEKLER SOLMASIN” ve “DOST ELİ” gibi projelerde, suç örgütlerinin ortaya çıkartılarak

adalete teslim edilmelerinde “PROJELİ ÇALIŞMALAR”da bilimsel yöntemler

kullanarak, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla işbirliğini en üst seviyede

gerçekleştirerek, “MARKA ŞEHİR”de “MARKA POLİS” olmak üzere yolumuza devam

ediyoruz.

Saygıdeğer Konuklar,

Polis, halkın desteğini almak zorundadır, çünkü hedef kitlesi toplumdur.

Suçla mücadelede Polis yalnız bırakılmamalıdır. Gaziantep, her zaman Polis

Teşkilatına yardımcı olmuştur, güç vermiştir. Bizlere verdiğiniz destek için

teşekkür ederiz. İnanıyoruz ki ne zaman ihtiyaç duysak sizler bizim yanımızda

oluyorsunuz.

Sayın Valim, Saygıdeğer Konuklar,

Teşkilatını seven, gelişimi arzulayan ve bunun için çaba gösteren bir

yönetici olarak bir hususu ifade etmeliyim. Özellikle hizmet sektöründe insan

kaynağının önemi yadsınamaz. Güvenlik sektöründe teknoloji yoğun olarak

kullanılsa da yine de en önemli sermaye “insan kaynağı”dır. Bu nedenle güvenlik

ile özgürlük arasındaki hassas dengeyi yakalaması gereken “polis”, asgari

olarak yüksek niteliklere sahip olmak zorundadır. Ancak bu yeterli değildir.

Polisin çalışma koşulları da mutlaka “insani” olmalıdır. Zira bir “yorgun

polis” tarafından verilecek güvenlik hizmetinde telafisi imkânsız hatalar

kaçınılmaz olur. Aynı şekilde emeğinin, fazla mesaisinin karşılığını alamayan

birinin neden olacağı yanlışlıkların da devlete maliyeti yüksek olacaktır.

Saygıdeğer Konuklar,

Geçmişte olduğu gibi yakın bir gelecekte bir “Dünya Devleti” olacağına

inandığımız Türkiye Cumhuriyeti Devletimize ve aziz Türk Milletine hizmetle

dolu daha nice kuruluş yıldönümlerini gururla, şanla, şerefle kutlayacak, her

geçen yıl daha da güçlenecek ve milletimizle bütünleşmesini devam ettirecek

Teşkilatımızın halen çalışan ve emekli mensuplarına BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

diyorum.

Sizler için, Vatanımızın bölünmezliği için canlarını hiç çekinmeden feda

eden aziz şehitlerimizi, ebedi âleme göçmüş mensuplarımızı rahmet ve minnetle,

kahraman gazilerimizi şükranla yâd ediyor, kıymetli ailelerine de

şükranlarımızı sunuyorum.