Kategori arşivi: Basindan

Washington’da Rizeli Polis Memuru

Star Gazetesi
03 Mayıs 2013 Cuma 11:36
Namık GÖZ/ BURSA, (DHA)

‘GREEN Card Lottery’ ile 2001 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne giden Rizeli Hakan Hüseyin Karaali, Washington DC’deki polis akademisini bitirerek kentte görev yapan tek Türk polisi oldu. Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği Emniyet Müşaviri, eski Bursa Emniyet Müdürlerinden Halil Yılmaz, Karaali’nin Washington’daki yemin törenine katılarak kendisini ilk kutlayan Türk yetkili oldu. Halil Yılmaz, töreni sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan da duyurdu.
DHA muhabirinin telefon ve elektronik posta aracılığıyla iletişim kurduğu Hakan Hüseyin Karaali aslen Rizeli olduğunu, Ailesinin İstanbul Maltepe’de oturduğunu belirtti. 1994 yılında Bolu İzzet Baysal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme bölümünden mezun olduğunu kaydeden Karaali, ABD’ye 2001 yılında Green Card piyangosu ile gittiğini ve 11,5 yıldan beri Amerika’da oturduğunu anlattı. Karaali polis olmasını da, “Kelimenin tam anlamıyla azmettim. Allah da yolumu açtı, nasip oldu” sözleriyle özetledi.

‘YALAN MAKİNESİNE BİLE BAĞLANMIŞ

Akademiye kabul edilmesinin 2.5 yılını aldığını kaydeden Karaali polisliğe gidiş sürecini şöyle anlattı:
“Başvurudan sonra İngilizce yeterlilik sınavını geçtim. Ondan sonra bayağı bir geçmiş araştırması yaptılar. Yalan makinesi bağlanmaktan tut, fiziksel yeterlilik, dürüstlük ve psikolojik sağlamlık testleri. Daha sonra beni cep telefonumdan arayıp, ‘Tebrikler Sayın Karaali, Washington DC Polis akademisine kabul edildiniz’ diye haber verdiler. Ben oradan sonrasının, sadece hazırlanma kısmı olduğunu zannediyordum. Nerede? 2 büyük fiziksel, 17 akademik test, silah eğitimleri, testlerden geçtim ve sonunda mezun olmayı başardım.”

‘MÜSLÜMAN OLMAM İŞİME YARIYOR’

Çalışma düzeni ve mesai saatlerinin bu aylarda en zor dönem olduğunu ifade eden Karaali, 21.30- 06.00 saatleri arası çalıştığını, Salı ve Çarşamba akşamları da izinli olduğunu belirtti. Türk olmasının mesleğine hiçbir olumsuz etkisini görmediğini de vurgulayan Karaali, şöyle devam etti:
“Çünkü sıradan Amerikalı beyazı, siyahı, Çinli ve Latini biliyor o kadar. Ama Türklüğü bilene denk geldin mi de onun da tadı başka oluyor. Allah şahit, benim yerime hava atıyorlar, Söylememe gerek kalmıyor. En cok Müslüman olmam işime yarıyor. Bir olaya müdahale ederken, tutuklama yaparken işi ırkçılığa çekmeye çalışana soyadımı göstermem yetiyor. İslamiyeti daha çok biliyorlar. Ne kadar iyi İngilizce konuşursam konuşayım nihayetinde aksanım var. o yüzden insanlar soruyor ‘neredensin’ diye tek cevabım oluyor ‘Ben Türküm.'”

TÜRK POLİSİNE ÖNERİLER

Karaali, Türk polis teşkilatıyla hiçbir ilişkisinin olmadığını, ama işin içinde olunca aksayan yönlerini görmeye başladığını kaydederek şunları anlattı:
“Çünkü gazete ve TV de gördüğüm kadarıyla, Türk Polis Teşkilatı’nın polis memurları lehine acil olarak yapılması gereken değişiklikler var. Özelikle polisin kendi güvenliği için. En başta o tutukluyu önden kelepçelemek deliliğine son vermek gerekir. Kesinlikle eller arkadan kelepçelenmeli, mahkemeye elleri kelepçesiz getirip götürmeler, öyle yanlış uygulamalar ki.”

‘POLİSİ İTMEK TUTUKLANMA NEDENİ’

Polisin kavgaya müdahale ederken, tarafları sakinleştirmekle uğraşmasına da bir anlam veremediğini belirten Hakan Hüseyin Karaali şöyle devam etti:
“Polisi itmeye çalışıp kavgaya devam etmek isteyenler veya polis soru sorarken takmayanlar çok garip. Sadece bunlardan biri Amerika’da direkt tutuklanma nedeni. Polisin işi her ne sebeple olursa olsun kavga edene, toplumun huzurunu bozana fırsat vermemek. Hele aile içi olaylarda hiç taviz yok. Sistem, uzak durma emri ve takibi, telefon açmayı, mesaj atmayı bırak, üçüncü kişiler aracılığıyla görüşmeyi yasaklıyor. Sıkıysa aksi şekilde davran. Mutlaka hapistesin. En güzeli saldırıya uğrayan ‘yok davaci değilim’ dese bile tutuklusun. Devlet kendine yapılmış kabul ediyor.”

‘ADIM POLİS KARAALİ OLDU’

ABD’de tanıdığı Türklerle boş zamanlarında bir araya geldiğini anlatan Karaali, “Akademiye kabulümden sonra adim Polis Karaali oldu. Bilmeyenlere söylediğimde ise çok hoş karşılanıyor. Geçenlerde bir Türk aileyle 5 dakika konuştuktan sonra birbirimizin Türk olduğunu ancak fark ettik” dedi.
Türkiye en son 2010 yazında geldiğini kaydeden Karaali, “İnşallah bir gün hizmet için de Türkiye’ye gelirim” diye konuştu.

20130504-065220.jpg

Geleceğin Dünyasını Şekillendirmeye Aday Türk gençleri

Haber Ara

New York’ta Türk polisine liderlik eğitimi

ABD’de Young Guru Akademisi’nin kurucusu Sinan Yaman bu ülkede lisansüstü eğitim yapan 15 Türk polisine liderlik semineri verdi.

Can KAMİLOĞLU / NEW YORK (DHA)

Sinan Yaman, 2020 yılında Türk Emniyetine yön verecek olan genç Türk Polisleriyle New York’ta gerçekleştirdikleri seminerin çok verimli geçtiğini söyledi.

Akademinin bugüne kadar bilim, iş dünyasından çok sayıda parlak Türk gencine ulaştığını belirten Yaman, ‘Bu seminerle geleceğin dünyasını şekillendirmeye aday Türk gençlerinin arasına Polis Teşkilatımızın mensupları da girmiş oldu’ dedi.

Emniyet Müdür Yardımcısı Halil Yılmaz’ın girişimleriyle gerçekleştirilen seminere yapımcı Osman Sınav da katıldı. Sınav, geleceğin güvenlik gurularına başarının sırrını, ‘hayal kurmak ve o hayale inanmış hayal ortaklarıyla küçük bir adım atarak yola koyulmak’ olarak açıkladı.

Tarih: 5/4/2005 9:38:31 AM Kategori : Güncel

Gazeteci Ali TATLI’nın yazısı “Ruhsatsız Tabancama n’oldu..!?”

Ruhsatsız tabancama n’oldu..!?

Ali Tatlı

12 Temmuz 2007

Ali Tatlı

Hey gidi günler, hey

Zaman ne çabuk gelip geçiyor böyle! Hoyrat ve umarsız

Zamanla birlikte hayat da insanlar da değişiyor. Eski çamlar bardak oluyor. Köprünün altından üstünden çok sular akıyor. Velhasıl hayat, sular seller gibi gürül gürül akıp gidiyor

Daha düne kadar �Ruhsatsız Tabancam Var� başlığı altında polise, daha doğrusu Osmaniye Emniyet Müdürü Sayın Halil Yılmaz�a karşı �önyargı� dolu satırlar karalamıştım. Karalamıştım da soluğu adliye koridorlarında almıştım. Bu nedenle öfkeliydim.

Osmaniye�deki bütün olayların sorumlusu olarak Polis�i göstermiş ve geçen yıl kentimizde henüz göreve başlayan Sayın Halil Yılmaz�ı eleştiri yağmuruna tutmuştum. Bilemezdim ki o sıralarda Halil Bey�in olağanüstü bir operasyonlar dizisi hazırlığında olduğunu

Bugün ise düşüncelerim değişti; çünkü o körolası önyargılarımın beni yanılttığını gördüm, anladım.

O zaman, yani silah serseriliğinin ayyuka çıktığı dönem, beni kim inandırabilirdi ki Polisin, ruhsatsız tabancaları bir bir toplayacağına  !!??

İşte şimdi, biliyorsunuz muhteşem bir kampanya başlatıldı silahsızlanma adına: �Silahlar kalem olsun!�

Ve kim diyebilirdi, kim tahmin edebilirdi; benim eleştirimin tam tersi olarak Osmaniye’de suç oranının düşeceğini??!!

Şükürler olsun, çok kısa sürede kentimizde çok ciddi anlamda asayiş sağlandı ve suç oranı dibe vurdu.

Osmaniye Emniyet Müdürü Sayın Halil Yılmaz�ı acımasızca ve peşin hükümlerimle eleştirmiştim. Sayın Yılmaz, yılmamıştı. Benim bu yüklenmelerimi yüksünmemişti.

Ben, kalemimi adeta bir silah gibi O�nun üzerine doğrultmuştum, seri hâlde yoğun eleştiri bombardımanlarımı sürdürüyordum� Sabırlı ve anlayışlıydı Sayın Yılmaz� Serinkanlı ve hoşgörülüydü. Halil Bey�in bu sükûneti beni daha çok hırçınlaştırıyor, köpürtüyordu. Bir polis müdürünün �kişisel çatışma�nın ortasında bu denli sakin kalabilmesi büsbütün çıldırtıyordu beni.  

Derken�

Bir gün, Osmaniye Emniyet Müdürü Sayın Halil Yılmaz hakkında enteresan bir bilgiye ulaştım. Tesadüf� 

Şimdi İstanbul Emniyet Müdürlüğü�nün bir bölümünde Amir olarak görev yapan askerlik arkadaşım Gökhan Gizlenci ile sohbet ederken, bu malûm olaylardan, �kişisel çatışma�ya dönüştürdüğüm olaylardan bahsettim. Detayları anlattım. Güldü, güldü, güldü� �Sen var ya sen..!!� dedi, �Sen hiç değişmemişsin Ali, tıpkı asker olduğumuz zamanlardaki gibi önyargılı davranmış, tanımadan-bilmeden köpürmüşsün dostum��

Ve, flaş cümleyi suratıma patlattı sevgili dostum Gökhan Gizlenci:

�Halil Yılmaz Müdürüm, Emniyet Teşkilatı�nda sayılı insanlardan biridir. Bir zamanlar ben O�nun personeliydim. Keşke şimdi de O�nun maiyetinde çalışıyor olsam. Biz, mesleğimizi Halil Yılmaz Müdürümden öğrendik. Yüreği insan sevgisiyle ve görev aşkıyla dolu bir insana köstek değil, destek olmalısın dostum, sana böyle davranmak yakışır! Biraz sabırlı ol, Halil Yılmaz Müdürüm Osmaniye�de görülmemiş yeniliklere ve işlere imza atacaktır; bunu pek yakında göreceksin��

Zaman su gibi aktı; canım arkadaşım Gökhan haklı çıktı 

Umarım anlamışsınızdır ruhsatsız tabancama n’olduğunu!

Gazeteci Ali TATLI’nın yazısı “Kalemler Silah Olmasın!”

Kalemler Silah Olmasın!

Ali Tatlı

10 Temmuz 2007

Ali Tatlı

Bomba! Bomba! Bomba!

“Kalemler Silah Olmasın!” diyemedim, bomba elimde patladı…

Bomba gibi bir kampanya başlatacaktım, olmadı.

Geç kaldım.

Polis benden daha çevik davrandı, benzerini patlattı bile… Belki de bu kampanya Çevik Kuvvet’te hazırlandı! 

Osmaniye Emniyet Müdürü Sayın Halil Yılmaz’ın hazırlayıp patlattığı bombanın adı: “Silahlar, Kalem Olsun !”

Diyelim ki, silahlar kalem oldu… E, sonra? Ya peki kalemler ‘silah’ olursa!?

Tesadüfün iğne deliklisi diye buna derim işte; kampanyadaki isim benzerliği oldukça çarpıcı!

Benimki: “Kalemler Silah Olmasın!”

Polisinki: : “Silahlar, Kalem Olsun!”

Hangisi olursa olsun, bence her ikisi de hayırlı olsun…

Kargaşanın önüne geçebilmek için üç alternatifli çözüm önerim var. Kesinlikle “referandum” değil tabii ki… Fakat daha pratik üç ‘şık’lı yöntem var önümüzde:

1.     Ben polisin kampanyasına iltihak edeceğim

2.     Polis benim kampanyama iltihak edecek

3.     Polisle anlaşıp kampanyayı ortak yürüteceğiz

Kişisel düşüncem; birinci şık, pek şık değil… İkinci şık hiç şık değil… Üçüncü şık da yakışık değil!

Peki, çözüm nedir? Demokrasilerde ne çareler ne de 367’ler tükenir. Çözüm var!

Şöyle ki:

Kampanyaların esin kaynağı ‘mutasyoncu’ genç ressam, sevgili Hasan Polat kardeşimizden rica edeceğim, ‘kalemli-silahlı’ yeni bir çalışma yapacak. Benim kampanyamın afişinde de silah olacak; silahın namlusu kalem olacak, ama kalem tetik istikametine dönüş yapacak. Yani, tetiği çekeni vuracak!

Düşünebiliyor musun, ne kadar anlamlı entegre bir kampanya olur… Polis, silahları kalem yapacak, fakat silahın mutasyonu kalemler, silah gibi kullanıldığında, tetiği çekeni (yazanı) vuracak!!!

Bu formül çok güzel…

Cehalete karşı savaş başlatan… Ağzı barut değil, mürekkep kokan… Bilgili ve bilinçli bir toplum ütopyasını gerçekleştirme mücadelesi veren… Çağdaş Donkişotluk yapan Osmaniye Emniyet Müdürlüğü’nün bütün personelini yürekten kutluyorum. 

Ha, bu arada unutmuş değilim ‘ruhsatsız tabancamı’ da anlatacağım, pek yakında!

Gazeteci Ali TATLI’nın yazısı “Osmaniye Polisi”

Osmaniye polisi

Ali Tatlı

24 Mayıs 2009, 14:04

Ali Tatlı

Çok değil, birkaç yıl öncesine kadar olumsuz eleştirdiğim Osmaniye polisini şimdi ise yürekten alkışlıyorum…

 

Yürekten alkışlıyorum, çünkü Osmaniye polisi, Emniyet Müdürü Halil Yılmaz önderliğinde şimdiye dek yapılamayanları yaptı; zoru başardı. Samimi ve ciddi anlamda halk ile bütünleşen, sosyal aktivitelere imza atan Osmaniye polisinin başarısını kutluyorum.

 

Neden?

 

Türkiye yerfıstığı üretiminin büyük çoğunluğunun gerçekleştiği Osmaniye’de bu muhteşem ürünün tanıtımına katkıda bulunduğu için…

 

Yani… Sürücülere ceza değil, fıstık yedirdiği için…

 

Asayişi gerçekten “berkemal” eylediği için…

 

Suç oranını düşürdüğü için…

 

Osmaniye sokaklarını güvenli hâle getirdiği için…

 

Sosyal konularda birçok sivil kuruluşundan daha başarılı olduğu için…

 

Ve, bir çok başarısından dolayı Osmaniye polisini en samimi duygularımla tebrik ediyorum.

 

Bilen bilir, hatırlayan hatırlar; birkaç yıl öncesine kadar olumsuz yönde eleştirdiğim, fakat sonradan özür dilediğim Osmaniye Emniyet Müdürü Sayın Halil Yılmaz’ı ve ekibinin başarılarını alkışlıyorum.

 

Suçlular karşısında yüreği çelik kadar sert, vatandaş karşısında yüreği ipek kadar yumuşak Sayın Halil Yılmaz’ı körü körüne eleştiri yağmuruna tuttuğum zamanlarda Sevgili Gökhan’la görüşmemiş olsaydım, belki de aynı tarz cahilliğime bir süre daha devam edecektim…

 

Asker arkadaşım, sevgili dostum Emniyet Amiri Gökhan Gizlenci, bir internet sitesinde yayımlanan yazımı okuduğunda beni aramıştı… Samimiyetimize istinaden “Seni deli, seni… Askerlik günlerini mi hatırladın da yine esip duruyorsun!” dememiş olsaydı, aklım başıma gelmeyecekti.

 

Daha önceden birlikte çalıştığı Emniyet Müdürü Sayın Halil Yılmaz’ı anlatırken can kulağım ile dinlemiştim sevgili dostum Gökhan’ı…

 

Sevgili amirim Gökhan “Sen, Halil Müdürümü tanıyınca, kişiliğine ve başarısına hayran olacaksın… Biraz sabır göster ve bak bakalım Halil Yılmaz müdürüm neler yapıyor, Osmaniye’de ne yeniliklere imza atıyor…” dediğinde zaten tahminler köprüsü kurmuştum bile…

 

Çok geçmedi, kısa zaman sonra aynen dedikleri çıktı canım askerlik arkadaşım Gökhan Gizlenci’nin… Osmaniye Emniyet Müdürü Halil Yılmaz, çok ciddi projelere imza atmaya başlamıştı…

 

Bir zamanlar polis muhabirliği yapmış olmamın ne derece etkisi vardır bilemiyorum, fakat ben de istiyordum ki, gerçekten sevdiğim ve saygı duyduğum polisimiz ciddi anlamda Osmaniye’de suçlulara karşı sert tedbirler uygulasın…

 

Ve acele ediyordum elbette!

 

Çünkü Sayın Müdürüm Halil Yılmaz’ın göreve yeni başladığı dönemlerde Osmaniye’de suç oranı gayet de yüksekti!

 

Ben ise, cahilliği bedava bulduğumdan olsa gerek, bol keseden çeşitli önyargılar satın almış, yüklenip duruyordum Osmaniye polisine…

 

Gel zaman, git zaman…

 

İcraatları biz değil, tüm dünya duymuş! En başarılı aktiviteleri artık herkes ezberledi: Ceza yeme fıstık ye, silahlar kalem olsun, kask kampanyası…

 

İşte bu harikulade projeler, Osmaniye’nin asayişinde çok önemli düzelmelere neden olurken, Osmaniye İl Emniyet Müdürdü Sayın Halil Yılmaz’a da gurur ve onur ödülü getirdi…

 

Türkiye çapında yapılan araştırmaya göre Emniyet Müdürümüz Sayın Halil Yılmaz, yılın en başarılı Emniyet Müdürü seçildi…

 

Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Murat Dağlı’nın önderliğinde hazırlanan sürpriz kutlama programında duygu yüklü bir konuşma yapan Sayın Halil Yılmaz, gayet de alçakgönüllülük yaparak “Bu ödül, bu unvan Osmaniye polisinindir…” demişti.

 

Her şey bir yana. Her şey harika… Fakat Osmaniye Polisinin şu Anneler Günü etkinliği yok mu; işte beni en çok etkileyen, gururlandıran, polise sevgi ve saygımın artmasına neden olan olaydır…

 

Remzi Özer Yatılı İlköğretim Okulu’ndaki öksüz veya yetim fakir çocuklara 10 Mayıs’ta piknik yaptıran Osmaniye polisinin bu icraatı karşısında kelimeler donup kaldı… Teşekkür ifadeleri gerçekten kifayetsiz!

 

Piknik alanı, Bilge’lerin Dereobası’ndaki çiftliği… Gözü – gönlü tok, gökyüzü meleği, cennetlik merhum İsmail Bilge’nin tüm Osmaniye halkına miras bıraktığı çiftliğinde gönüllerince tatil yapan öksüz ve yetim çocukların sevincini anlatmak için gerçekten kelime haznem elverişsiz. Bağışlayın beni.

 

Osmaniye polisinin 10 Mayıs Anneler Günü etkinliğine katılarak çocuklarla yakından ilgilenen Emniyet Müdürümüz Sayın Halil Yılmaz ve hanımefendi eşi Tülay Yılmaz’a ayrıca bir kez daha teşekkür ediyorum.

 

10 Mayıs Anneler Günü’nde öksüz ve yetim çocuklara annesizlik özlemini ve üzüntüsünü yaşatmayan dünyalar iyisi Tülay Yılmaz Hanım’ın erdemi, hoşgörüsü, mütevazılığı ve yufka yüreği karşısında gözyaşlarımızı çocuklardan gizlemek zorunda kaldık…

 

Emniyet Müdürümüz Sayın Halil Yılmaz’ın kraliçesi Tülay Hanım, annesiz çocuklara manevi anne olmuştu 10 Mayıs’ta… Onlara üstelik de ömür boyu anne olma sözü vermişti. Anne özlemini yüreğinde, annesizlik acısını ruhunda hisseden çocuklara sarılırken gözyaşlarına engel olmayı başarmıştı Tülay Hanım…

 

Gözyaşlarını tutmak zorundaydı herkes, zira çocuklara elem – keder değil, sevinç gösterilmeliydi o anlamlı günde.  

 

Her biri yavru ceylan ürkekliğindeki içine kapanık öksüz ve yetim çocuklara Dereobası’ndaki çiftlik arazisinin kapısını ardına kadar açan iyilik meleği merhum İsmail Bilge’nin oğulları Faruk Bilge ve Ferhat Bilge’ye ömür boyu dua etsek azdır. Pikniğin bütün organizasyon masraflarını üstlenen Turkuaz Market’in Personel Müdürü Osman Tatlı’ya, Bilpa’nın babacan Muhasebe Müdürü Hasan Vural’a, ilgilerinden dolayı hassaten şükranlarımı arz ediyorum.

 

Çocuk Şube Müdürü, Emniyet Amiri Süleyman İmrence ile diğer bütün Emniyet mensuplarına da ayrıca teşekkür ediyorum; çünkü bize yanıbaşımızdaki gerçeği görmemiz konusunda çok emek harcadılar…

 

Gönlünü ve hayatını öksüz ya da yetim çocuklara adayan Remzi Özer Yatılı ilköğretim Okulu’nun Pansiyon Müdürü Bilal Çetinkaya ile eşinin özverisini ömrümüz boyunca hiç unutmayacağız.

 

Çocukların tebessümü kadar berrak ve saf bir ömür hep sizlerle olsun…  

 

Bir hafta sonu, hiç değilse ömrünüzde bir kez Remzi Özer Yatılı İlköğretim Okulu’ndaki öksüz – yetim çocukların ziyaretine gider misiniz? Eşinizle ve çocuklarınızla… Ve bütün sevginizle…

Gazeteci Süleyman BADEMOĞLU’nun yazısı “Emniyet Müdürü Halil YILMAZ’a Ne Yazmalı?”

Yazımızın başlığını okuyunca hemen yanlış duygulara kapılmayın..
Çünkü, Emniyet Müdürü değerli insan Halil Yılmaz’ın yaptığı icraatlar ve gösterdiği performansının yanı sıra insan ilişkilerinde olan mükemmeliyet karşısında nasıl başlık atacağıma bir türlü karar veremedim..

Bugünkü köşemizi ne ile doldurup kurtulalım diye düşünürken, gazetelere göz attığımda yine Emniyet Müdürü Halil Yılmaz’ın güzel bir girişimini okudum. Kurumlarında güvenlik kamerası kullanarak, bölgelerinde meydana gelmiş olayların aydınlatılmasına katkıda bulunmuş kişilere teşekkür plaketi veriyor. Ve onların bu sistemle emniyete olan katkılarını dile getirip, kutluyor..

Belki vatandaşlar bunu okuyunca “Ne var bunda? Bunun neresi özellik?” diyecektir. Hiçte öyle demeyin çok özellikler var. Öncelikle şunu belirtmek lazım. Vatandaş kendi emniyeti bakımından güvenlik kamerası kurabilir. Bu onun açısından faydadır diyebiliriz. Ama, vatandaşın bu durumunu normal görmek yerine bir İl’in Emniyet Müdürü onlara teşekkür edip plaket veriyor. Sayın Yılmaz, bu hareketiyle onları başkalarına teşvik ediyor. Bunu yapmaya da bilir, kimse de neden yapmadın diye sormaz. Fakat insan psikolojisini iyi kavrayan Yılmaz, bu hareketiyle teşkilatın çok şey kazanacağını biliyor.
Kısacası, yaptığınız her güzel hareket ve girişim karşılıksız kalmaz ödüllendirilir mesajını vererek, herkesin emniyetle olan diyaloğunun güçlenmesine, polisin çalışmalarına daha da  katkıda bulunulmasını sağlıyor..
Yılları geride bıraktığımız mesleğimizde çok Emniyet Müdürleri gördük. Çoğu da rutin işlerinin yanında, protokol üyesi olarak yerlerini alıp olması gerekenleri yaparak görevlerini yerine getirip, sonra da gittiler.
Halil Yılmaz, apayrı bir kişiliğe sahip (yağcılık değil, gerçek.) Sıra dışı bir yapıda. Mütevaziliği ön planda tutup, kendini Emniyet Müdürü havasından çok insanlarla sanki kırk yıllık ahbap imiş gibi bir ortamda konuşup, hoşgörüyle hareket ediyor. Bir bakıyorsunuz, sokak çocuklarıyla bir ağabey gibi bir baba şefkatiyle yaklaşıp onların topluma kazandırılmasında hiçbir fedakârlıktan kaçınmıyor. Bir bakmışsınız gazeteci arkadaşlarımızın fotoğraf makinesini alıp, bu kez o resim çekiyor. Yani ruhunda kibir ve bencillik yok. Herkesle herkes olarak, kimselerin kolay kolay kendisinden incinmesine fırsat vermiyor..
Halil Yılmaz, bazen bakıyorsunuz en iyi eğitimciden daha iyi öneriler ortaya atıp takdir topluyor. Kendisini sadece bu kentin asayişini ve huzurunu sağlamakla mükellef bir idareci olmaktan ziyade, kentin hangi alanda hizmete ihtiyacı varsa, sosyal alanda ne yapılması gerekiyorsa  ortak akıl projeleri kapsamında yapılacak işlerde bir tuzunun olmasına çabalıyor..
İnsanlarla nasıl iletişim kurulacağını, onların ne ile sevindirilip yaptıkları işte daha da teşvikçi olmalarını sağlayacak konumları çok iyi biliyor..
Ve böylesine bir insanın da kendi kriterlerinde kadrosu olması da memleket açısından sevindirici. Onlar da Müdürleri Halil Yılmaz’a ayak uydurup, ahenkli çalışma ortamının, akordunu bozmadan vatandaşa hizmet için gayret ediyorlar.
Ve şimdi anladınız mı? yazımıza neden böyle başlık verdiğimizi ?..

Süleyman BADEMOĞLU

GAZİANTEP GAP GAZETESİ

YILMAZ Görevini Tayfun Erdal CEREN’e Devretti

Gaziantep Emniyet Müdürlüğü‘ne

atanan Osmaniye Emniyet Müdürü Halil Yılmaz, görevini sınıf

arkadaşı Tayfun Erdal Ceren’e onurla devredeceğini söyledi.

Halil Yılmaz için Osmaniye

Emniyet Müdürlüğü

çalışanları Polisevi’nde bir veda yemeği verdi. Yemeğe müdür yardımcıları, şube

müdürleri, polis merkezi amirleri, komiserler ve eşleri katıldı. Yemekte konuşan

Emniyet Müdürü Halil Yılmaz, Osmaniye‘de 1400’ün üzerindeki

personelin büyük özveri ile çalıştıklarını kaydetti.

Yeni görevine

atanmasının duyulmasının ardından sokakta karşılaştığı esnaftan, daire

müdürlerine kadar herkesten duyduğu sözlerin kendisini onurlandırdığını ifade

eden Yılmaz, çalışma arkadaşlarına yaptıkları özverili çalışmalardan dolayı

teşekkür etti. Yılmaz, “Hizmet başka bir yerde devam edecek. Ama ben Osmaniye‘deki çalışmaları

gerçekleştirirken geçirdiğimiz dönmeleri, akıttığımız terleri daime

hatırlayacağım. Herkese teşekkür ederim, Güzel anılarla ayrılıyorum.” dedi.

 

Emniyet Müdür

Yardımcısı Nurettin Önsoy ise Osmaniye‘deki başarıyı takım

halinde kazandıklarını ifade etti. Önsoy, Gaziantep‘e atanan Halil Yılmaz‘ın personeli her

zaman çalışmaya teşvik ettiğini dile getirdi. Önsoy, “Emniyet müdürümüz,

Türkiye’nin 6. büyük şehrine, önemli bir şehrine atandığı için onunla gurur

duyuyoruz.” diye konuştu. Önsoy, Emniyet Müdürü Halil Yılmaz‘a şehre

katkılarından dolayı plaket verdi. Yemekte yöresel ses sanatçılarından Yunus

Gülşa ve Ali Çolak birbirinden güzel

eserler seslendirip geceye renk kattı. (CİHAN)

 

 

YILMAZ’dan Belediye Başkanı Kadir KARA’ya veda

Osmaniye

Emniyet Müdürlüğü`nden Gaziantep

Emniyet Müdürlüğü`ne atanan Halil Yılmaz Belediye Başkanı Kadir Kara`ya veda

ziyaretinde bulundu.

Osmaniye`den güzel

duygularla ayrılacağını ifade eden Emniyet

Müdürü Yılmaz, görev süresi boyunca teşkilatıyla birlikte başarılı

çalışmalara imza attıklarını söyledi. Yılmaz, `Başarılı olduğumuzu düşünüyorum.

Devletimizin takdiri, atama söz konusu oldu. Bu vesile ile de hem belediye

başkanımızın kendisine hem de kendi şahsılarında Osmaniye halkına veda

ziyaretinde bulunmak istedim. Osmaniyeliler`e teşekkür ediyorum.` dedi.

 

Belediye Başkanı Kadir

Kara ise Yılmaz`a yeni görevinde başarılar diledi. Yılmaz`ın ilde güzel

hizmetlere imza attığını ifade eden Kara, iyi bir yöneticiyi uğurlamanın hüznünü

yaşadığını belirterek, Yılmaz`a yeni görevinde başarı diledi.

(CİHAN)

 

 

Vali Kemelek’in Ziyaretinde Duygusal Anlar Yaşandı

Tekirdağ Valiliği’ne atanan Osmaniye

Valisi Zübeyir Kemelek‘in, Gaziantep Emniyet Müdürlüğü‘ne

atanan Osmaniye Emniyet Müdürü Halil Yılmaz‘ı ziyareti

sırasında duygusal anlar yaşandı.

Vali Kemelek’i,

Emniyet Müdürü Halil Yılmaz ve Emniyet Müdür

yardımcıları ile şube müdürleri karşıladı. Tören mangasını selamlayan Vali Zübeyir Kemelek, Emniyet Müdürlüğü‘ne ait

şeref defterini imzaladı.

Veda ziyaretinde

konuşan Vali Kemelek, her ilde olduğu gibi Osmaniye‘de de muzdarip olunan bazı

suçların var olduğunu, bu suçların hiçbir zaman yüzde 100 önlenemeyeceğini

kaydetti.

Emniyet Teşkilatının

da devletin gücünü gösteren bir kurum olduğunu ifade eden Vali Kemelek, “Ben

öyle inanıyorumki beraber çalıştığımız 3,5 yılı güzel bir şekilde

değerlendirdik. Devletin gücünü gösteren bir teşkilat olmasının yanında

halkımıza hizmet eden yönü de bulunmaktadır. Osmaniye‘nin il olduktan bu yana

tanıtıma ihtiyacı vardı. Emniyetimiz bu yönüyle de tanıtım kampanyalarına

öncülük etti. Yasakçı zihniyet değil de ‘bunun doğrusu budur’ diyerek

arkadaşlarımız uygulamaya çalıştılar. İşi ikna yoluyla bazı olumlu alışkanlıklar

kazandırabilirsek o daha kalıcı oluyor. Hayatını, sağlığını tehlikeye atarak

görev yapan arkadaşlarımız oldu. Bütün arkadaşlara bundan sonraki çalışmalarında

başarılar diliyorum.” dedi.

Duygusal anlar yaşayan

Emniyet Müdürü Halil Yılmaz ise Vali Zübeyir Kemelek ile

çalıştığı süre boyunca önemli ölçüde destek gördüklerini belirterek, “Önümüzü

açan anlayış sergilediniz. Ve biz de sizden aldığımız ışığı arkadaşlarımıza

yansıtmaya çalıştık. Osmaniye Emniyet Müdürlüğü‘nde

bütün arkadaşlarımızda bir sinerji oluştu. Osmaniye‘de huzur ve güvenin,

emniyet ve asayişin sağlanması konusunda mahcup değiliz. Görevimizi en iyi

şekilde yaptığımızı düşünüyorum.” diye konuştu.

Vali Zübeyir Kemelek, hatıra

fotoğrafın ardından Emniyet Müdürlüğü‘nden

ayrıldı. (CİHAN)

Yılın Emniyet Müdürü Halil YILMAZ seçildi..

Merkezi Ankara’da bulunan

sivil toplum kuruluşu ”Genç Girişim ve Yönetişim Birliği”nin belirlediği

başarılı kişi ve kuruluşlara ödülleri görkemli törenle takdim edildi.

 

Osmaniye Emniyet

Müdürlüğü görevi sırasında “Türk Polis İmajını” en iyi yansıtan icraatlarıyla

dikkat çeken Halil Yılmaz “Yılın Emniyet Müdürü” ödülüne layık görüldü.

 

Kamuda ve özel

sektörde başarılı çalışmalarıyla adından söz ettiren kişi, kurum ve kuruluşlara

ülkemize katkılarından dolayı teşekkür etmek amacıyla her yıl geleneksel olarak

düzenlen organizasyonda Osmaniye Emniyet Müdürü Halil Yılmaz’a  “Yılın En

Başarılı Emniyet Müdürü” unvan ve ödülü verildi.

Görev yaptığı bütün yer

ve birimlerde bugüne kadar başarılı çalışmalarıyla adından söz ettiren Osmaniye

Emniyet Müdürü Halil Yılmaz, ödülünü 11 Mayıs günü Ankara Hilton Oteli’nde

törenle aldı.  Osmaniye Emniyet Müdürlüğü personeli ise, Ankara’daki ödül töreni

dönüşünde Halil Yılmaz ve Tülay Yılmaz’ı güzel bir sürprizle karşıladı.  Yılmaz,

maiyetindeki polis müdür ve amirlerinin kendisi için tertiplediği şenlikte

duygulu anlar yaşadı.    Osmaniye Emniyet Müdürlüğü personeli “Yılın Emniyet

Müdürü” Halil Yılmaz’ın onur ve gurur ödülü sevincine “Yılın Sürprizi”ni yaparak

ortak oldu. Eğlence ve duygu yoğunluklarının birlikte yaşandığı sürprize

gazeteciler de tanıklık etti.  Halil Yılmaz’a yapılan sürpriz; müdür

yardımcıları ve amirlerden kurulu bir ekip tarafından özel olarak hazırlandı.

Osmaniye Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Murat Dağlı’nın yönetimindeki sürpriz

ekibi, Halil Yılmaz’ın Ankara’dan Osmaniye’ye yola çıktığı anda harekete geçti.

Bütün detaylar gözden geçirildi, son kontroller yapıldı. Ali Murat Dağlı’nın

sürpriz senaryosu hiç aksamadan işledi. Dağlı, Emniyet Müdürü Halil Yılmaz’ı ve

eşi Tülay Yılmaz’ı Osmaniye Polis Evi’ne akşam yemeğine davet etti. Yılmaz çifti

Polis Evi’nin yemek salonuna girdiğinde gözlerine inanamadı. Osmaniye Emniyet

Müdürlüğü’nün bütün birim müdür ve amirleri ile eşleri Yılmaz çiftini ayakta

alkışlarla karşıladı.   Halil Yılmaz ve eşi Tülay Yılmaz’ın bu sürpriz

karşısında gözyaşlarına hâkim olmaya çalıştıkları dikkatlerden kaçmadı.  Halil

Yılmaz, henüz şaşkınlığını üzerinden atamamışken sürprizler peş peşe hayata

geçirildi. Önce canlı müzik başladı. Eğlence devam ederken Halil Yılmaz’ı

şaşırtan diğer sürpriz sahneye kondu. Osmaniye Polisinin başarılı operasyonuyla

çok kısa zamanda ele geçirilen Ankara’daki ödül töreni fotoğrafları dev ekrandan

sinevizyon olarak gösterime sunuldu. Fotoğrafların elegeçirilmesi ve çok kısa

zamanda slâyt şov’a dönüştürülmesi Halil Yılmaz’a duygu yoğunlukları yaşattı.

 

Kendisine sürprizi

hazırlayanlara teşekkür eden Halil Yılmaz, sevinç, gurur ve duygu yüklü bir

konuşma yaparak söz konusu ödülde bütün personelin hakkı ve emeği olduğunu

vurguladı.  Bugüne kadar hep birlikte samimiyetle çalışarak irade ve özveri

örneği sergilediklerini belirten Yılmaz, “Bu ödülü hep birlikte hak ettik.

Bundan sonra da yine birlikte daha iyi hizmetler sunacağımıza inanıyorum”

şeklinde konuştu.

Canlı müzik eşliğinde

yemek faslına geçildi. Sonrasında ise Tülay Yılmaz, eşi Halil Yılmaz’ı dansa

kaldırdı. Tülay Hanım’ın bu nazik davranışından sonra diğer hanımlar da eşlerini

piste davet etti.

Hareketli oyunlar ve

halaylar ile iyice ısınan ortamda, alınan ödülün sevinci gerçek anlamda

paylaşıldı. Ast – üst ilişkilerinin düzeyli şekilde kenara bırakıldığı eğlencede

Osmaniye Emniyet Müdürü Halil Yılmaz ile müdür yardımcıları ve amirler,

mesleklerindeki başarıları kadar sosyal aktivitelerde de başarılı olduklarını

kanıtladı.

Gecenin sürprizi

bitmemişti; salondakiler terasa davet edildi ve yine Yılmaz çifti

şaşkınlıklarını gizleyemedi. Üzerinde polis arması olan yaş pastayı gören Halil

Yılmaz, kelimelerin tükendiği anları yaşadı. Kendisine bu sürprizi

hazırlayanlarla birlikte pastayı kesen Halil Yılmaz; havai fişek gösterisiyle de

sevinç, gurur, şaşkınlık ve mutluluğun zirvesindeydi…

(Haber – Fotoğraf: Ali

TATLI)